DOĞUM ÖNCESİ VE DOĞUM SONRASI DÖNEMDE BABALARIN KATILIMI

Bir bebeğin dünyaya gelişi daha çok annenin yaşamını değiştirse de, beraberinde tüm ailenin de yaşamını değiştirir. Eskiden bu süreç daha çok anneler üzerinden tanımlanırken, günümüzde babaların da bu dönemde daha aktif bir rol üstlenmesi gerektiği görülmektedir. Babaların doğum öncesi ve sonrası süreçlere katılımı, hem annenin ruhsal ve fiziksel sağlığına hem de bebeğin gelişimine pozitif katkılarda bulunur.

Doğum Öncesi Dönemde Baba Katılımı

Hamilelik süreci, anneler için olduğu kadar babalar için de yeni bir dönemin başlangıcıdır. Ancak çoğu zaman babalar, bu dönemde kendilerini biraz dışlanmış, geri planda tutulmuş hissedebilirler. Bu sebeple babaların bilinçli bir şekilde dahil edilmesi, hem anneyle iletişimi güçlendirir hem de babanın duygusal olarak sürece dahil olmasını sağlayarak bu yeni döneme daha kolay adapte olmasına katkıda bulunur.

Doğum öncesi dönemde babalar, eşlerinin yanında olduklarını hissettirmek için birçok şey yapabilirler. Örneğin, doktor kontrollerine beraber gitmek, doğuma hazırlık kurslarına katılmak, bebek alışverişini birlikte yapmak ve ev işlerinde sorumluluk almak gibi konularda annenin yükünü hafifletirler. Bu şekilde, süreçte annenin yalnız olmadığını hissetmesine yardımcı olur ve stresini azaltır. Ayrıca, hamilelik sürecinde yaşanan hormonal ve duygusal değişimler sırasında babanın anlayışlı ve sabırlı olması da çok önemlidir.

Bilimsel araştırmalar, doğum öncesi dönemde babaların aktif katılımının annenin doğum sonrası depresyon riskini azalttığını, aynı zamanda anne-baba arasındaki bağın güçlendiğini göstermektedir. Bu süreçte baba, sadece bir destekçi değil, aynı zamanda sürecin ortak bir parçasıdır.

 

Doğum Sonrası Dönemde Baba Katılımı

Bebeğin doğumundan sonra ailede yepyeni bir düzen başlar: uykusuz geceler, emzirme süreci, sürekli bakım gerektiren bir bebek ve değişen roller… Bu dönemde babaların aktif katılımı hem annenin toparlanma sürecini kolaylaştırır hem de bebeğin gelişimine doğrudan etki eder.

Bebekle babanın fiziksel temas kurması — örneğin, bebeği kucağa almak, konuşmak, altını değiştirmek veya uyutmak — çok önemlidir. Çünkü annelerin en baştan beri bebekle arasında direkt bir bağı vardır; fakat babaların bu bağı sonradan geliştirmesi gerekir. Bu fiziksel temas, babayla bebek arasındaki duygusal bağı güçlendirir. Erken dönemde kurulan bu temas, bebeğin güven duygusunu destekler. Babadan ilgi gören bebekler, genellikle daha huzurlu olur ve ilerleyen yaşlarda sosyal ilişkilerinde daha dengeli bireyler haline gelirler.

Ayrıca doğum sonrası dönem, anneler için fiziksel ve duygusal olarak zorlayıcı olabilir. Babanın bu süreçte ev içi görevleri üstlenmesi, annenin dinlenmesine fırsat tanır. Bu destek, annenin ruhsal olarak da daha güçlü kalmasını sağlar.

Sonuç

Sonuç olarak, doğum öncesi ve sonrası dönemlerde babaların katılımı sadece annenin yükünü hafifletmek değil; bir ailenin duygusal bütünlüğünü güçlendirmek anlamına gelir. Bu nedenle babaların bu sürece dahil olması bir “yardım” değil, doğal bir “sorumluluk” olarak görülmelidir. Unutulmamalıdır ki bir çocuğun sağlıklı büyümesi için sadece bir anneye değil, her iki ebeveynin sevgi dolu varlığına ihtiyaç vardır. Çünkü bir bebeğin gelişimi, birlikte atılan adımlarla şekillenir.

Yazan: Stajyer Psikolog Eylül Baki

Leave A Comment