[fusion_builder_container hundred_percent=”no” equal_height_columns=”no” hide_on_mobile=”small-visibility,medium-visibility,large-visibility” background_position=”center center” background_repeat=”no-repeat” fade=”no” background_parallax=”none” parallax_speed=”0.3″ video_aspect_ratio=”16:9″ video_loop=”yes” video_mute=”yes” border_style=”solid” flex_column_spacing=”0px” type=”flex” padding_left=”0px” padding_right=”0px” admin_label=”Blog – Content”][fusion_builder_row][fusion_builder_column type=”1_1″ layout=”1_1″ background_position=”left top” border_style=”solid” border_position=”all” spacing=”yes” background_repeat=”no-repeat” margin_top=”0px” margin_bottom=”0px” animation_speed=”0.3″ animation_direction=”left” hide_on_mobile=”small-visibility,medium-visibility,large-visibility” center_content=”no” last=”true” hover_type=”none” first=”true” margin_top_small=”4vw” background_blend_mode=”overlay” min_height=”” link=””][fusion_title title_type=”text” rotation_effect=”bounceIn” display_time=”1200″ highlight_effect=”circle” loop_animation=”off” highlight_width=”9″ highlight_top_margin=”0″ content_align=”left” size=”2″ text_color=”var(–awb-color1)” style_type=”default” animation_direction=”left” animation_speed=”0.3″ hide_on_mobile=”small-visibility,medium-visibility,large-visibility” sticky_display=”normal,sticky” margin_bottom=”30px”]ŞİZOFRENİ: MİTLER, GERÇEKLER VE DAMGALAMANIN SESSİZ ETKİSİ[/fusion_title][fusion_text text_color=”var(–awb-color1)” font_size=”14″]
Şizofreni, çoğu kişinin adını bildiği ama çok azının gerçekten anladığı bir ruhsal bozukluktur. Filmler, haberler ve kulaktan dolma bilgiler, bu hastalığı genellikle yanlış şekilde yansıtır. Sonuçta, toplumun aklında “şiddet eğilimli” ya da “tehlikeli” insan imajı kalır. Oysa bilimsel gerçekler bu önyargılardan oldukça uzaktır.
2022 yılında Annals of Medicine and Surgery dergisinde yayımlanan Mariam Adil ve arkadaşlarının araştırması, şizofreniyle ilgili en yaygın mitlerden birine ışık tutmuştur: “Şizofreni hastaları tehlikelidir.”
Bu çalışma, toplumun şizofreniyi çoğunlukla şiddet korkusuyla ilişkilendirdiğini, ancak bu korkunun büyük ölçüde abartıldığını ortaya koyuyor.
Mit 1: Şizofreni çoklu kişilik bozukluğudur.
Şizofreni, halk arasında sıkça “kişilik bölünmesi” olarak tanımlanır ama bu yanlış bir inanıştır. Bu durum aslında disosiyatif kimlik bozukluğu ile karıştırılır. Şizofreni; düşüncelerde, duygularda ve gerçeklik algısında bozulmalara yol açan bir nöropsikiyatrik bozukluktur. Halüsinasyonlar (olmayan sesler duymak, görüntüler görmek) ve sanrılar (gerçek dışı inançlar) en belirgin belirtilerindendir.
Mit 2: Şizofreni hastaları şiddet eğilimlidir.
Adil ve arkadaşlarının (2022) çalışması, bu mitin toplumda ne kadar yaygın olduğunu ve hastaların bu nedenle dışlandığını vurgulamıştır. Araştırmada, şizofreni hastalarının şiddet olaylarına karışma riskinin aslında düşük olduğu; şiddet davranışlarının genellikle madde kullanımı, yoksulluk, sosyal izolasyon ve çevresel stres gibi etkenlerle ilişkili olduğu bulunmuştur.
Yani sorun hastalığın kendisinden çok çevresel koşullardan kaynaklanmaktadır. Dahası, şizofreni tanısı olan bireylerin önemli bir kısmı şiddetin mağduru konumundadır. Buna rağmen toplumda “tehlikeli” olarak damgalanmaları, tedaviye erişimlerini ve sosyal uyumlarını zorlaştırır.
[/fusion_text][fusion_imageframe hover_type=”none” align_medium=”none” align_small=”none” align=”none” lightbox=”no” linktarget=”_self” animation_direction=”left” animation_speed=”0.3″ hide_on_mobile=”small-visibility,medium-visibility,large-visibility” sticky_display=”normal,sticky” filter_hue=”0″ filter_saturation=”100″ filter_brightness=”100″ filter_contrast=”100″ filter_invert=”0″ filter_sepia=”0″ filter_opacity=”100″ filter_blur=”0″ filter_hue_hover=”0″ filter_saturation_hover=”100″ filter_brightness_hover=”100″ filter_contrast_hover=”100″ filter_invert_hover=”0″ filter_sepia_hover=”0″ filter_opacity_hover=”100″ filter_blur_hover=”0″ margin_top=”3vw” margin_bottom=”3vw” image_id=”3545|large”]https://www.terapimpsikoloji.com/wp-content/uploads/2025/11/sizofreni-1024×682.jpeg[/fusion_imageframe][/fusion_builder_column][/fusion_builder_row][/fusion_builder_container][fusion_builder_container hundred_percent=”no” equal_height_columns=”no” hide_on_mobile=”small-visibility,medium-visibility,large-visibility” background_position=”center center” background_repeat=”no-repeat” fade=”no” background_parallax=”none” parallax_speed=”0.3″ video_aspect_ratio=”16:9″ video_loop=”yes” video_mute=”yes” border_style=”solid” flex_column_spacing=”0px” type=”flex” padding_left=”0px” padding_right=”0px” admin_label=”Blog – Content”][fusion_builder_row][fusion_builder_column type=”1_1″ layout=”1_1″ background_position=”left top” border_style=”solid” border_position=”all” spacing=”yes” background_repeat=”no-repeat” margin_top=”0px” margin_bottom=”0px” animation_speed=”0.3″ animation_direction=”left” hide_on_mobile=”small-visibility,medium-visibility,large-visibility” center_content=”no” last=”true” hover_type=”none” first=”true” margin_top_small=”4vw” background_blend_mode=”overlay” min_height=”” link=””][fusion_title title_type=”text” rotation_effect=”bounceIn” display_time=”1200″ highlight_effect=”circle” loop_animation=”off” highlight_width=”9″ highlight_top_margin=”0″ content_align=”left” size=”2″ text_color=”var(–awb-color1)” style_type=”default” animation_direction=”left” animation_speed=”0.3″ hide_on_mobile=”small-visibility,medium-visibility,large-visibility” sticky_display=”normal,sticky” margin_bottom=”30px” /][fusion_text text_color=”var(–awb-color1)” font_size=”14″]
Mit 3: Şizofreni tedavi edilemez.
Bu da sık karşılaşılan bir yanlış inanıştır. Günümüzde ilaç tedavileri, psikososyal destek programları ve rehabilitasyon çalışmaları sayesinde birçok şizofreni hastası üretken bir yaşam sürdürebilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), düzenli tedavi gören bireylerin çoğunun eğitimine ve iş hayatına devam edebildiğini belirtmektedir.
Mit 4: Şizofreni nadir görülen bir hastalıktır.
Sanılanın aksine, dünya nüfusunun yaklaşık %1’i şizofreni tanısı almaktadır. Yani bu bozukluk, düşündüğümüzden çok daha yakınımızdadır.
Mit 5: Şizofreni kişinin suçu ya da zayıflığıdır.
“İradesi zayıf” ya da “kendini toparlayamıyor” gibi ifadeler, hastalığın biyolojik ve genetik doğasını görmezden gelir. Şizofreni bir seçim değildir. Genetik yatkınlık, beyin kimyasındaki dengesizlikler ve çevresel stres faktörlerinin birleşimiyle ortaya çıkar.
Damgalamanın Sessiz Etkisi
Adil ve arkadaşlarının araştırması, damgalanmanın sadece toplumdan değil, bazen sağlık çalışanlarından bile gelebileceğini göstermiştir. Bazı psikiyatristlerin, şizofreni tanısı koyarken hastaları “şiddete eğilimli” görme önyargısına sahip olabileceği belirtilmiştir. Bu durum hem tanıyı hem de tedaviyi olumsuz etkileyebilir.
Damgalama; kişinin kendine olan inancını, topluma karışma isteğini ve tedaviye uyumunu azaltır. Dolayısıyla toplumun önyargısı, doğrudan hastalığın seyrini etkileyebilir.
Sonuç
Şizofreni, yanlış bilgilerle çevrili olsa da aslında anlaşılmaya en çok ihtiyaç duyan bozukluklardan biridir. Şiddetle değil, sessizlikle savaşan birçok insan bu tanının gölgesinde yaşamaktadır. Bilimsel araştırmaların da gösterdiği gibi, doğru bilgi önyargıları kırmanın en etkili yoludur.
Toplum olarak yapmamız gereken şey “yargılamak” değil, “anlamak” olmalıdır. Çünkü empati, bazen ilacın bile ulaşamayacağı bir yeri iyileştirir.
Yazan: Stajyer Psikolog Büşra Kuş
[/fusion_text][/fusion_builder_column][/fusion_builder_row][/fusion_builder_container]
Leave A Comment